Anavarza Antik Kenti ADANA

Anavarza o eski depdebeli günlerinden geriye sadece açık hava müzesi kalmış ülkemizin nadide tarihi miraslarindan biridir.  Uzun süre ve şimdilerde de yeterince el atilip gün yüzüne cikarilamamis mükemmel bir şehir. Neresine basarsanız basın tarihin yeniden yazılacağı mistik topraklar.2016-12-11_14-38-42_o

Baharında yeşil sonbaharında sarı ve kahvenin tonlariyla bir kaç yüz atlı ve başında bir kral karşınıza cikacakmis hissi heryerde sizi kuşatiyor. Burada yuzlerce binlerce yıl önce yaşamış toplumlar muhakkak hakim tepelere sırtını dayadiklari kayalık alanda devrin en şaaşalı günlerini yaşadılar. Devasa mabedler geniş yollar pişmiş tuglalar yontulmus ve dökülmüş yüzlerce sütun.  Harika oyulmus sanat eserleri. Henüz görmedi iseniz ziyandasınız. Altta wikipediada yazılmış tarihi bilgileri aynen aktarıyorum görmeden ölmeyin. Kardeşim Abdullah ile 2.kez ugradigimiz bu topraklara doyum olmayacağı kesin.

20161211_140231
Anavarza antik kenti batı girişi

……

Anavarza, Kadirli, Ceyhan ve Kozan ilçe sınırlarının kesiştiği yerde, Kozan sınırları içerisinde, Kilikya bölgesinde bulunan antik kent. Çevresi mesire yeri olarak kullanılır. Kilikya ovasının önemli merkezlerinden olan Anavarza’nın antik kaynaklarda adı Anazarbos, Anazarba, Aynızarba veya Anazarbus olarak geçer. Adana’nın yaklaşık 70 km kuzeydoğusunda, Dilekkaya köyündeki antik şehir, Sunbas çayının Ceyhan ile birleştiği yerin 8 km kuzeyinde ada gibi yükselen bir tepe üzerindedir.20161211_142507

Kentin Roma İmparatorluk Devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. MÖ 19. yılında İmparator Augustus tarafından ziyaret edilen kent “Anazarbus yanındaki Caesarea” diye anılmaya başlamıştır. Anazarbus veya Anabarzus adının esasen kente hakim olan ve Çukurova düzlüğünün en çarpıcı fiziki oluşumlarından biri olan 200 metre yüksekliğindeki kaya kütlesine ait olduğu ve belki Eski Farsça Na-barza(“Yenilmez”) adından tahrif edildiği düşünülebilir.

20161211_150937

Anavarza Roma İmparatorluk Devrinin ilk iki yüzyılı boyunca büyük bir varlık göstermemiş, Kilikya başkenti Tarsus‘un gölgesinde kalmıştır. Tarsus günümüze kadar yaşayabilmiştir ama bunun karşılığında tarihi anıtlarının büyük bir bölümünü kaybetmiştir. Roma imparatorlarından Septimius Severus‘un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus‘un tarafını tutan kent, onun Niger‘i 194 yılında İsos’ta yenerek imparatorluğun tek hakimi olmasından sonra ödüllendirilmiş, tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. 204-205 yıllarında Kilikya, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur.

260 yılında diğer Kilikya kentleri gibi Anavarza da Sasani Kralı Şapur tarafından fethedilmiştir. 4. yüzyılda İsaurialı Balbinos tarafından tahrip edilmiş olan Anavarza, İmparator II. Theodosius zamanında 408 yılında kurulan Cilicia secunda’nın ve eyaletin başkenti olmuştur.

525 yılındaki büyük depremden zarar gören kent İmparator İustinianus tarafından onartılarak İustiniopolis adıyla onurlandırılmıştır. Ancak 561 yılında ikinci kez deprem felaketine ve bunu hemen izleyen büyük bir veba salgınına uğramıştır. İslam İmparatorluğunun zuhurundan sonra Arap ve Rum devletleri arasındaki sınır bölgesinde kalan kent sürekli akın ve savaşlarla tahrip edilmiş ve nüfusunun büyük bir bölümünü kaybetmiştir.