Üç Güzeller Efsanesi NEVŞEHİR

Üç Güzeller Kapadokya nin simgesi olan ve iki büyük, bir küçük peribacasından oluşan peribacası oluşumlarıdır. Her yıl yaklaşık beş milyon turistin ziyaret ettiği bölgede en çok fotoğrafı çekilen peribacaları olan üç güzeller, Ürgüp karayolu üzerinde, ilçe merkezine beş dakikalık mesafede bulunan seyir tepesinde yer alıyor.

20170226_102433
Üç güzeller

Peribacaları, yumuşak tüflü bir arazide vadi yamaçlarından inen sel suları ve rüzgârın tüfü aşındırması fakat daha sert tabakaların (Bazalt ve andezit gibi)  aşınmadan ayakta kalmasıyla oluşuyor. Altının oyulmasıyla daha sert olan kayanın şapka gibi kaldığı bu yeryüzü şekillerine ise şapkalı peribacası deniyor. Şapkalı peribacalarının gövdeleri koni şeklinde, işte üç güzeller de bu şapkalı oluşumların en güzel örneği. Herkesin fotoğrafı olması gereken bir Kapadokya klasiği.

20170226_102623
Anne baba çocuk 3 güzeller 

3 güzeller efsaneleri şöyle :
Yüzyıllar boyunca hakkında pek çok hikaye anlatılan üç güzellerin en çok bilinen efsaneleri şöyle:

Kapadokya kralının kızı bir çobana âşık olur ancak babası evlenmelerine müsaade etmediği gibi doğan torununun peşine de askerlerini gönderir. Efsaneye göre, ölmemek için bir mucize dileyen prenses, çoban ve çocukları birer taşa çevrilir. En önde duranın çoban, aradakinin çocuk, en arkada yer alanın ise prenses olduğuna inanılmış.

Bir başka hikayeye göre ise, aslında 5 kişilik bir aileyi meydana getiren üç güzellerden hemen arkasında bulunan büyük şapkalı olan büyük babayı, onun bir arkasındaki büyük anneyi, ön sağ tarafta duran babayı, babanın hemen önündeki anneyi ve hamile olan annenin kucağındaki de çocuğu temsil ediyor. Bu hikayede aileyi ve bereketi sembolize ettiği düşünülen üç güzellerin, çocuğu olmayan ailelerin buraya gelerek bu peribacalarının yan tarafındaki yokuşu 7 kere inip çıkmaları ile çocuk sahibi olacağına inanılmış.
Yine çok anlatılan içli bir söylenceye göre ise,

Bölgede yaşayan devler kızdıklarında dağların tepesinden insanların üzerine ateş dalgalarını gönderiyorlarmış. Bir gün yolu Kapadokya’ya düşen peri padişahı insanlara yardım etmek için perilerini toplamış ve peri halkı günlerce çalışarak ateşi kar ve buzla söndürmeyi başarmış. Devlerin yer altına girmesiyle insanlar ve periler arasında sıcak bir dostluk oluşmuş, insanlar kayalara oydukları mağaralarda yaşarken periler de sivri kayalıkların üzerindeki küçük odacıklarda yaşamaya başlamışlar.

Kapadokya kralının oğlu Revan ile, peri padişahının kızı Gülperi’nin aşkına karşı gelen insanlar perilerle savaşma kararı almış. Peri padişahı ise savaşıp insanları yok etmektense Kapadokya’dan ayrılmayı seçmiş. Ancak insanların devlerle baş edemeyeceğini düşünerek tüm perilere güvercin olmalarını emredip yine aynı yerde kalmalarını söylemiş. Gülperi de beyaz bir güvercine dönüşmüş ve her gün Revan’ın odasının penceresine konmuş. Revan ise olanlardan habersiz, penceresine konan güvercini avuçlarına alıp Gülperi’ye duyduğu özlemi onu şefkatle sevip okşayarak giderirmiş.

Doğa rehberi Fedai 05325460730